Nedir.Org *
ottoman son

Osmanlılarda ordu teşkilatı Nedir

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Ordu Teşkilatı
Osmanlı henüz aşiret devleti iken düzenli bir ordusu yoktu. Türkmenler ve Ahilerden gönüllü birlikle oluşturuluyordu. Orhan Gazi devrinde Bursa Kuşatması sırasında düzensiz orduların yetersizliği anlaşılmış yaya ve müsellem (atlı) adı verilen ilk düzenli ordu kurulmuştur.

KAPIKULU ASKERLERİ
Adından anlaşılacağı üzere bunlar kapının kullarıdır.
Devletten maaş alırlar, sürekli ordudur ve merkezde padişaha bağlı olarak bulunurlar.
Selçuklularda görülen “hassa ordusunun” Osmanlıdaki karşılığıdır.
Kendi arasında Kapıkulu Piyadeleri ve Kapıkulu Süvarileri olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Kapıkulu Piyadeleri
Acemioğlanlar Ocağı: Bu ocağın temelleri I. Murat Dönemi’nde Çandarlı Kara Halil ile Karamanlı Kara Rüstem’in tavsiyeleri ile atılmıştır.
Bu ocağın asker ihtiyacı önceleri savaş esirlerinden (pençik oğlanı) karşılanırken daha sonra devşirme usulü ile karşılanmaya başlamıştır.
Devşirme sistemi gelişigüzel olmayıp belli kurallar dahilinde yapılıyordu. En önemlisi de ailelerin rızası alındıktan sonra bu sistem uygulanıyordu.
Yani devşirme sistemi gelişigüzel yapılan çocuk toplama işi değildi.

Şu şekilde yapılıyordu:
★ Padişahın emri ile devşirme yapılacak bölge belirleniyordu. Bu bölgeye memurlar gönderiliyordu.
★ Bölgede bulunan kadı, sancak beyi ve rahipler çocukların belirlenmesinde memurlara yardımcı oluyordu.
★ Devşirme her zaman değil; ihtiyaca göre yapılırdı.
★ üç beş yılda bir yapılır ve kırk haneden ancak bir kişi devşirilirdi.
★ Ailenin tek çocuğu varsa devşirilmezdi.
★ Yüz kızartıcı suç işleyen (hırsızlık, zina) aileden devşirme çocuk alınmazdı.
★ Şımarık olabileceğinden köy kethüdasının çocuğu devşirilmezdi.
★ Vücudunda herhangi bir kusuru olan çocuklar alınmazdı.
★ Bir aileden sadece bir çocuk alınırdı.
★ Devşirilen çocuklardan zeki olanlar Enderun Mektebi’ne gönderilirdi.

Devşirmeye tabi tutulan bu çocuklar önce Anadolu’daki Türk ailelerinin yanına verilirdi.
Burada iyi bir İslami bilgi ve Türk kültürünü öğrenen bu çocuklar daha sonra temel bilgileri öğrenmeleri için “Acemi Oğlanlar Ocağı”na gönderilirdi.
Bu arada iyi bir eğitime tabi tutulan bu çocuklardan çok zeki olanlar bir nevi saray okulu olan Enderun Mektebi’ne gönderilir ve devlet adamı ihtiyacı giderilmiş olurdu. (Örneğin,
Sokullu Mehmet Paşa) Diğer kısım ise asker olmak üzere Yeniçeri Ocağı’na gönderilirdi.

Yeniçeri Ocağı: I. Murat Dönemi’nde Edirne’de kurulan bu askeri ocak İstanbul’un fethinden sonra buraya taşınmıştır. Osmanlı Devleti’nin en gözde askeri ocağıdır. Devşirme kanununa göre oluşturulan bu ocağın bazı özelliklerini şöyle sıralamak mümkündür:
★ Meslekleri askerliktir.
★ Savaş zamanı askerdiler; barış zamanında ise İstanbul ve padişahı korumakla görevliydiler.
★ Devletten üç ayda bir ulufe adında maaş alıyorlardı.
★ Askerlikten başka işle uğraşmaları yasaktı.
★ Emekli olana kadar evlenmeleri yasaktır.
✍ XVI. yüzyıla kadar Yeniçerilerin evlenmeleri yasakken daha sonra yaşlı olanlara evlenme izni verilmiştir.
★ Bu ocağın başında bulunan kişi Yeniçeri ağasıdır. Ocakla ilgili meseleler ağa divanı adıyla yapılıyordu.
★ Yeniçeri Ocağı XVI. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti’nin asker teşkilatında önemli bir yer tutuyordu; fakat bu yüzyıldan itibaren bu ocak eski câzibesini kaybetmiştir.

Yeniçeri Ocağı’nın bozulmasında:
★ Mesleği askerlik olmayan kişilerin bu ocağa alınması
Özellikle III. Murat oğluna yaptığı sünnet düğününde beğendiği bazı çalgıcı ve hokkabazları bu ocağa almış ve Yeniçeri Ocağı ilk kez bozulmaya başlamıştır.
★ Avrupa’daki silah ve askeri gelişmelerin bu ocağa yansıtılmaması
★ Yeniçerilerin siyaset ve devlet işlerine müdahalede bulunması
★ Yeniçerilerin yapılan ıslahatlara karşı çıkmasıbu ocağın bozulmasında etkili olmuştur.
Yeniçeri Ocağı XVIII. ve XIX. yüzyıllarda kural tanımaz ve merkezi otoriteyi dinlemez hale gelmişlerdi ki tüm isyanlara karışır olmuşlardı.
Bunun üzerine II. Mahmut 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmış ve padişahlar yönetimdeki otoritelerine yeniden kavuşmuşlardır. (Vakaihayriye : Hayırlı Olay).
★ Yeniçeri Ocağı’nın yerine yine II. Mahmut Dönemi’nde “Asakirimansureimuhammadiye” adlı yeni bir askeri ocak kurulmuştur.
Cebeci Ocağı: Kelime manası zırh demek olup Yeniçerilerin silahlarını yapan, tamir eden ocaktır. Komutanlarına cebecibaşı denmiştir.
Topçu Ocağı: Top dökmek, top mermisi yapmak bu ocağın görevidir. I. Murat Dönemi’nde kurulmuştur.
Osmanlı Devleti ilk kez topu I. Kosova Savaşı’nda kullanmıştır (1389). Bu ocağın başındaki komutana ise topçubaşı adı verilmiştir.
Top Arabacıları Ocağı: Osmanlı Devleti’nde büyük topların yapılmasıyla kurulan bir ocaktır. Yapılan büyük topları cepheye taşıma görevini yapıyorlardı.
Humbaracı Ocağı: El bombası ve havan topu yapan sınıftı. Bu toplar daha çok kale kuşatmalarında kullanılmıştır. Zamanla bozulan bu ocak I. Mahmut (1730 – 1754) Dönemi’nde ıslah edildi.
Avrupa’dan getirilen Comte De Bonneval (Humbaracı Ahmet Paşa) bu ocağı Avrupa usulüne uygun hale getirmiştir.
Lağımcılar: Kale kuşatmalarında tünel kazan ve fitil döşeyen sınıftır. Ayrıca köprü inşası işine de bu ocak bakıyordu.
Kapıkulu Süvarileri Enderun ve Yeniçeri Ocağı’ndan terfi ile seçilirlerdi.
Atlı askerler olup terfi ve maaş bakımından Kapıkulu Piyadelerinden daha üstünlerdi.
Altı bölükten meydana geldiklerinden Altı Bölük Halkı denmiştir.
Sipahi ve silahtar : Savaş sırasında hükümdarın sağında ve solunda bulunuyorlardı. Padişahın çadırını korumakla görevliydiler.
Sağ ve sol ulufeciler : Savaş sırasında saltanat sancaklarını korurlardı.
Sağ ve sol garipler : Ordunun tüm ağırlık ve malzemeleri ile hazineyi korurlardı.
Kapıkulu Süvarileri kıdem ve maaş bakımından Kapıkulu Piyadeleri’nden daha yüksek olsalar da devlet yönetiminde piyadeler daha etkiliydi.

EYALET ASKERLERİ
Sayı bakımından Osmanlı Ordusu’nun en kalabalık kısmıdır. Osmanlı toprak sistemine bağlı olarak ortaya çıkan bu askerlere tımarlı sipahi adı verilir.
Tamamen Türklerden oluşan bu askerler devletten maaş almazlardı.
Geçimlerini ganimetler ve dirlik sahipleri tarafından karşılıyorlardı. XVI. yüzyıldan itibaren eyalet askerleri önemini kaybetmiştir.
Bu durumun ortaya çıkmasında aşağıdaki unsurlar etkili olmuştur:
★ Fetihlerin durmasıyla yeni toprak alınamaması
★ Toprakların ehil olmayan kişilere verilmesi
★ Avrupa’daki askeri gelişmelere ayak uydurulamaması
★ Anadolu’daki Celali İsyanları yüzünden yer yer toprakların işlenememesi
★ Devletin nakit para ihtiyacını karşılamak için dirlik topraklarını iltizama vermesi etkili olmuştur.
II. Mahmut (1808 – 1839) Dönemi’nde tımar sistemi kaldırılarak memurlara maaş bağlanmıştı.
Bu doğrultuda tımarlı sipahiler de ortadan kalkmıştır.
Tımarlı Sipahiler
★ Devrin en önemli askeri gücüdür.
★ Toprak gelirleri ile besleniyorlardı. Dolayısıyla maaş almıyorlardı.
★ Bu askerler devlete yaptıkları hizmetin karşılığında Tımar (dirlik) adı verilen toprakların gelirlerini alıyorlardı.
★ Tımarlı sipahiler, gelirleri doğrultusunda cebelü adı verilen asker yetiştiriyorlardı.
★ Cebelü adı verilen askerler barış zamanın da sipahinin emrinde toprağı ekip biçme ile uğraşıyordu.
★ Savaş zamanında bu askerler en yakın sancak beyinin emrine girerlerdi. Sancakbeyi ise bağlı bulunduğu beylerbeyinin emrine girerdi.
Tüm ordunun komutanı ise padişah idi.
★ II. Selim’den (1566 – 1574) itibaren padişahlar ordunun başında sefere gitmeyince sadrazam “Serdarıekrem” unvanı ile orduya komutanlık ederdi.
Tımarlı sipahiler herhangi bir mazeretleri olmadan savaşa katılmazlarsa dirlikleri ellerinden alınırdı. Sipahinin ölmesi durumunda belli şartlar dahilinde topraklar mirasçısına kalabilirdi.
Önemli : Tımarlı sipahilerin önemli bir özelliği de kapıkulu ordusunun aksine tamamen Türklerden oluşmasıydı.
Azaplar
Savaş sırasında Yeniçerilerin önünde savaşırlardı. Savaş başlayınca sağa ve sola çekilerek Yeniçerilerin manevra kabiliyetlerini artırıyorlardı.
En ön safta savaştıklarından genellikle şehit oluyorlardı. Bundan dolayı her otuz aileden bir kişi olarak ve gönüllü seçiliyorlardı.
Azapların bekar Türk gençlerinden seçilmesi Osmanlı Devleti’nin aile kurumuna verdiği önemi göstermektedir.
XVI. yüzyıldan itibaren azaplar kale komutanlıklarında görevlendirilmişlerdir.
Yaya ve Müsellemler
Yol yapmak, tünel kazmak, askerin yiyeceğini taşımak ve tersanelerde çalışmak gibi görevlerde bulunuyorlardı. Orhan Gazi Dönemi’nde kurulmuştur. Ordunun geri hizmetinde bulunuyorlardı. Müsellemler atlı olup bunlardan barış zamanında vergi alınmazdı. Anadolu halkı müsellemlere yörük adını vermiştir.
Deliler
Çoğunlukla Türklerden ve İslamîyeti kabul etmiş Rumeli halkından oluşuyorlardı. Akıncıların yaptığı görevleri yerine getiriyorlardı. Atlı birlikler olup düşmana korkusuzca saldırmalarından halk arasında bu ad ile anılmışlardır.
Gönüllüler
Sınır boylarında bulunan halktan seçilirdi. Ücretli askerler olup sınır boylarındaki şehir ve kasabaları koruyorlardı.
Beşliler
Geri hizmette bulunuyorlardı. Atlı askerler olup her beş aileden bir tane alınarak oluşturulduğundan bu adı almıştır. Sınırlarda oturan bu birlikler kaleleri korumakla görevliydiler. Bazen akınlara katılarak düşman hakkında bilgi topluyorlardı.
Sakalar
Ordunun su ihtiyacını karşılıyorlardı.
Ayrıca haberleşmeyi sağlayan Turnacılar da Osmanlı Ordusu’nda yer alan bir askeri sınıftı.

DONANMA
Kuruluş devrinde Osmanlı bir kara devleti hüviyetinde idi. Dolayısıyla ilk kurulduğunda deniz gücü yoktu. Osmanlı Devleti ilk deniz gücüne Karesioğulları Beyliğini topraklarına katınca ulaşmıştır. Karesioğulları donanmasına sahip olan Osmanlı Devleti, Edincik ve Karamürsel’de deniz üsleri kurmuştur. Ardından İstanbul, Süveyş, Gelibolu ve Rusçuk’ta tersaneler kurulmuştur.
Fatih devrinde donanmaya 400 yeni geminin katılması ile donanma güçlenmiş ve II. Bayezit devrinde birçok kaptan ve paşa yetişmiştir.
Kanuni devrinde ise Osmanlı Donanması en parlak dönemini yaşamış ve Doğu Akdeniz’in en güçlü donanması olmuştur. Bu dönemin en ünlü denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’nın gayretleri ile Akdeniz “Türk Gölü” haline gelmiştir.
Osmanlı Devleti’nde deniz askerine “Levent ve donanma komutanlarına “Reis”, donanmanın başı bulunan en büyük komutana ise “Kaptanıderya” adı verilmiştir. Kaptanıderyalara XVI. yüzyıldan itibaren vezir payesi verilmiş ve divan üyesi olmuşlardır.
Osmanlı Donanması’ndaki gemilere Fırkate, Karamürsel, Kırlangıç, Kalita, Kadırga, Baştarda, Kalyon ve Mavna gibi isimler verilmiştir.
Osmanlı kurumlarındaki gerileme XVII. yüzyıldan itibaren donanmaya da sirayet ermiştir.
Avrupa’daki teknolojiye ayak uydurulamaması ve ehil olmayan kişilerin donanmanın başına getirilmesi donanmanın zayıflamasına neden olmuştur.
Osmanlı Donanması sırasıyla İnebahtı, Çeşme, Navarin ve Sinop’ta olmak üzere dört kez yakılmıştır.
OSMANLI ORDUSUNDA YAPILAN YENİLİKLER
Osmanlı Devleti, 17. yüzyıldan itibaren askeri alanda bozulmanın eşiğine gelmişti. Bu yüzden ıslahatlara ağırlık vermiştir. 18. yüzyıldan itibaren ise askeri alanda Avrupa’nın gerisinde kaldığını kabullenen Osmanlı Devleti Avrupa’yı örnek almaya başlamıştır. Askeri alanda yapılan ıslahatları şu şekilde sıralamak mümkündür:
★ Humbaracı Ahmet Paşa, Topçu ve Humbaracı
Ocağı’nda ıslahatlar yaptı.
Bu ıslahatlar amacına ulaşmış ve Osmanlı Devleti, 1736 – 1739 yılında aynı anda hem Rusya’yı hem de Avusturya’yı yenme başarısını göstermiştir.
★ III. Mustafa Dönemi’nde (1757 – 1774) Baron dö Tot (Ahmet Paşa) Topçu Ocağı’nda ıslahatlar yaparak Sürat Topçu Ocağı’nı kurmuştur.
★ I. Abdülhamit Devri’nde (1774 – 1789) İstihkam Okulu açılmıştır.
★ III. Selim Devri’nde (1789 – 1807) Nizamıcedit adlı Avrupai tarzda yeni bir ordu kuruldu.
Bu ordu da, ilk başarısını 1799 yılında Napolyon’a karşı Akka’da(Cezzar Ahmet paşa) kazanmıştır.
★ II. Mahmut Devri’nde (1808 – 1839) Sekbanıcedit ve Eşkinci Ocağı kuruldu. Yine II. Mahmut döneminde Yeniçeri Ocağı kaldırılarak
yerine Asakirimansurei Muhammediye adlı yeni bir ocak kuruldu.
★ Tımarlı sipahilerin kaldırılması ile eyaletlerde doğan asker boşluğunu doldurmak için redif birlikleri ve ordunun doktor ihtiyacını karşılamak için Mektebiharbiye ve Mektebitıbbiye kurulmuştur.
★ Tanzimat Dönemi’nde askerlik vatan borcu şekline dönüştürülmüştür.
★ Hristiyanlar için Islahat Fermanı ile bedelli askerlik uygulamasına geçilmiştir.
★ Abdülaziz Dönemi’nde ise (1861 – 1876) donanmaya büyük önem verilmiş ve Osmanlı Donanması dört kez yakılmasına rağmen
dünyanın ücüncü büyük donanması olmuştur.
★ 1869’da ise Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın çalışmalarıyla Osmanlı Ordusu redif, nizamiye ve mustahfız olarak üç bölüme ayrılmıştır.
★ Osmanlı Ordusu için yapılan modernizasyon çalışmaları Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nın kazanılmasına yetmemiş ve kaybedilen I. Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918) ile Osmanlı Ordusu dağıtılmıştır.

Osmanlılarda ordu teşkilatı Resimleri

Osmanlılarda ordu teşkilatı Sunumları

  • 2
    Önizleme: 2 yıl önce

    Osmanlı ordu sistemi sunusu (pptx)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    ADI:ASLIHAN SOYADI:YAVAŞCISINIFI: 7/ANO:29DERS: SOSYAL BİLGİLERKONU:OSMANLI ORDUSU

    2. Sayfa
    OSMANLI ORDUSUOsmanlı Beyliği,Osman Bey Döneminde düzenli bir orduya sahip değildi.Osmanlının askeri gücünü gönüllü birlikler oluşturuyordu.Bu birlikler,savaş zamanı bir araya gelir,savaş sona erince dağılırdı.İlk düzenli ordu kurma çalışması Orhan Bey zamanında başlamıştır.

    3. Sayfa
    KARA KUVVETLERİDENİZ KUVVETLERİEYALET ASKERLERİKAPIKULU ASKERLERİYARDIMCI KUVVETLERTımarlı SipahilerAzaplarAkıncılarKapıkulu piyadeleri Kapıkulu süvarileriAcemi ocağıYeniçeri ocağıCebeci ocağıTopçu ocağıTop arabacıları ocağıSipahiSilahtarSağ gariplerSol gariplerSağ ulefecilerSol ulefeciler

    4. Sayfa
    YENİÇERİ OCAĞIKapıkulu piyadelerin en önemli bölümüdür.1. Murat zamanında kuruldu.Bu ocağa acemioğlanlar ocağındanYetiştirilenler alınırdı.Askerlikten başka işle uğraşmazlarve emekli oluncaya kadar evlenmezlerdi.Bu ocağın komu-tanı ‘Yeniçeri Ağası’idi.Yeniçeri Ocağı,2. Mahmut tara-fından kaldırılmıştır

    5. Sayfa
    ACEMİOĞLANLAR OCAĞIDevşirmelerin yetiştirilip hazırlandığı ocaktır.Bunların zeki olanları Enderun’a gönderilir,diğerleri yeniçeri ocağına ve diğer ocaklara alınırdıEvet çocuklar osmanlı ordusunda en önemli ordu nedir?

    6. Sayfa
    TOPÇU OCAĞITop döken,savaşlarda top kullanan sınıftır.Topçular İstanbul’da Tophane’de bulunurlardı.Sınırlarda ve kıyılardaki kalelerde hizmetGörürlerdi.2.Murat döneminde kurulmuştur.

    7. Sayfa
    TOP ARABACILARI OCAĞITop arabalarını ve bunlara ait gereçleri hazırlayan,sefer sırasında topları savaşbölgesine götüren sınıftır.Fatih SultanMehmet döneminde kurulmuştur.

    8. Sayfa
    CEBECİ OCAĞIOrduya ait silahların yapımı,bakımı,tamiri ve Cephanelerin korunmasından sorumludur.HUMBARACI OCAĞIHavan topları,mayın ve el bombaları yapar ve kullanırlardı.

    9. Sayfa
    LAĞIMCI OCAĞISavaş sırasında kuşatılan kaleleri,yeraltından kazdıkları tünellerle,surların altına patlayıcıcılaryerleştirerek çökertmeye çalışırlardı.KAPIKULU SÜVARİLERİKapıkulu askerlerinin atlı sınıfıdır,yeniçerilerarasından seçirirler.Savaşta padişahı,sancakları,hazineyi ve orduya ait kıymetli eşyaları korurlar-dı.1.Murat döneminde kurulmuştur.

    10. Sayfa
    TIMARLI SİPAHİLEROsmanlı Ordusunun en önemli atlı kuvvet-leri idi.Bu askerleri has,zahmet ve tımar sahipleri besledikleri için devlete ekonomik yönden yük olmazlardı.ordunun en kalabalık ve en önemli sınıfıdır.

    11. Sayfa
    AKINCILARGörevleri,düşman topraklarına akınlar yapmak,sınırları korumak,savaşta ordu-nun güvenle ilerlemesini sağlamaktı.Se-fere çıkmadıkları zaman sınırları korurlardı.AZAPLAROrdunun en önünde yer alarak ilk hücumu Karşılayan askerlerdir.Türklerdenoluşmaktadır.

    12. Sayfa
    SAKALARSavaş sırasında cepheye su taşırlardı.YAYA VE MÜSELLEMLER Savaş sırasında köprü ve yol yaparlardı.DERBENT MUHAFIZLARIAskeri ve ticari yolları korurlardı.hizmetleri karşılığında vergi vermezler.

    13. Sayfa
    OSMANLI DEVLET YAPISIOsmanlı Devleti, beylik döneminden itibaren Orta Asya Türk devlet geleğini ve İslam dinini birleşmesinden oluşan bir anlayısla yönetilmiştir.Osmanlı devlet yönetimi ve felsefesinin temelinde yatan anlayış,dünyaya düzen vermektedir.Ülke işlerinin görüşülüp karara bağlandığı yer Divanıhülmayun’du.Osman bey zamanında beyliğin ileri gelenleri zaman zaman toplanır ve kararlar alırdı.Divanın kurumsal yapısı Orhan bey zamanında kurulmuştur.

    14. Sayfa
    padişahVeziriazam(sadrazamKubbealtı vezirleriKazaskerler Rumeli kazaskerleriAnadolu kazaskerleriDefterdarlar Rumeli Defterdarı Anadolu deftertarı Nişancı YeniçeriAğası KaptanPaşa

    15. Sayfa
    Veziriazam SeyfiyeVezirler Kaptan-ı Derya Beyler Beyi Sancak Beyi SubaşısipahiİlmiyeŞeyhülislamKadıMüftümüderrisİmamKalemiyaRumeliDefterleriAnadoludefterleriNişancıReisul küttap

    16. Sayfa
    İlmiye=Osmanlı’da eğitim,adalet(yargı) ve din işlerinin yönetiminden sorumluydu ve başında Şeyhülislam bulunurdu. Kalemiye=ülkenin yönetim ve mali işlerinin yürütülmesi için her türlü yazışma kayıt işlemlerini yönetirdi.Bunların başında nişancı blunurdu.

    17. Sayfa
    OSMANLI TOPLUMUOsmanlı toplumu çağdaş batı dünyasından farklı olarak bir toplum yapılanmasına sahiptir.Ulaşılamayan tek makam vardır.O da padişahlıktır.Doğuştan imtiyazdı bir sosyal sınıf yoktur.Yaşadıkları yer,meslekleri ve dinlerine göre bir sınıflama yapabilir.Aşağıda osmanlı toplumunun yaşadığı yere göre yapılan sınıflamaya ait bilgileri inceleyelim.Osmanlı devletinde halk şehir ve köylerde yaşar bir kısım halk ise göçebedir.

    18. Sayfa
    Şehirliler=Şehirler;sosyal,kültürel ve ekonomik faaliyetlerin yoğun yaşandığı yerlerdir.Osmanlı şehirlerinde,büyük alanlar ve bunların çevrelerinde külliyeler,medreseler,idari,adli,dini binalar göze çarpardı.Haftanın belli günleri Pazar kurulur,şehirlerde o günkü hayat daha canlı olurdu.Şehir halkını askerler,tüccarlar,esnaf ve diğer gruplar olrak sınıflandırmak mümkündür.

    19. Sayfa
    KÖYLÜLER=Osmanlı nüfusunun büyük kısmı köylü idi.Genelde köyde oturan çiftçilerin müslüman olanlarından üretim vergisi olarak öşür adı altında vergi alınırdı.Bu vergilerle tımarlı sipahilerin giderleri karşılanıyordu.

    20. Sayfa
    GÖÇEBELER=Göçebelik,eski türk toplumlarından beri devam eden bir hayat tarzıydı.Göçebeler hayvancılıkla uğraşırlardı.Anadolu’da buna yörük denmektedir.

    21. Sayfa
    HOŞÇAKALIN

  • 1
    Önizleme: 2 yıl önce

    Osmanlı ordusu sunusu power point slayt

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    OSMANLI ORDU SİSTEMİADI:AYŞESOYADI:ARIKANADI:AYDAN ŞEVVALSOYADI:ÇİÇEKNO:37SINIF:7/AÖĞRENCİNİN;ÖĞRETMENİN;DERS:SOSYAL BİLGİLERKONU:OSMANLI ORDU SİSTEMİSARACALAR ORTA OKULU

    2. Sayfa
    AOSMANLI ORDUSUOsmanlılar, öncelikle bir beylik halinde ortaya çıktılar.Ertuğrul Gazi başkanlığında Söğüt ve Domaniç çevresine gelen Türkmen Topluluğu (Kayılar), Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat zamanında Ankara’nın batısındaki Karacadağ Çevresine yerleştiler.Daha sonra bu Türkmenler batıya doğru ilerleyerek Osman Bey önderliğinde Osmanlı Beyliği ’ni kurdular. Osmanlı Beyliği, coğrafi konum itibariyle Bizans’a komşu bir durum-daydı. Böylece “Gaza - Cihat” yapabileceği toprak-larla karşı karşıyaydı.Osmanlılar,batıya doğru ilerlediğinde ise ekonomik merkez ler olan İznik,İzmit ve Bursa’yı zayıf bir Bizans Devleti ‘nden zamanla elde edebilecek durumdaydı1243’teki Kösedağ Savaşı ’ndan sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerinde beylikler ortaya çıktı…Anadolu’da,Türkiye Selçuklu Devleti’nin etkisi giderek azalırken,belli yerlerde kurulan beylikler arasındaki savaş ve iç çekişmeler eksik olmuyordu…Bu durum,Osmanlı Beyliği ‘nin giderek güç kazanmasına etki etmiştir.Osmanlı Beyliği , ilk dönemlerde, Bizans ile mücadeleye giriştiler. Anadolu Beylikleri arasındaki çekişmelere müdahale etmediler. Bu durumda beylikler Osmanlı Beyliği ‘ne karşı cephe almadılar. Böylece Osmanlı Beyliği sınırlarda daha rahat bir şekilde hareket etti. style.visibility

    3. Sayfa
    Gerek Anadolu, gerekse Balkanlar-daki vali ve komutan lar merkezi dinlemi-yorlardı. “Tekfur” denilen beyler serbest bir şekilde hareket ediyorlardı. Bu durum Osmanlıların yayılmasında kolaylık sağladı. Bizans Devleti , tam bir entrika - baskı ile iç içe bir yönetim Bu dönemde Balkanlı milletler arasında mücadeleler vardı. Güçlü temellere sahip merkezi devletler yoktu. Bu durum; Osmanlıların Balkanlarda da kolayca yayılmalarını sağladı. Balkanlarda iki önemli güç vardı. Bunlar Bulgar ve Sırp Krallıklarıdır. Gerek Sırplar gerekse Bulgarlar Bizans sınırlarına devamlı saldırılar düzenleye-rek Bizans aleyhine gelişiyorlardıBalkanlarda yaşayan milletler, Bulgar ve Sırpların baskısı altında eziliyordu…Bu durum,bu milletlerin Osmanlı ya karşı sempati duymasına etki etmiştir.Fethedilen yerlerin elde tutulması için nüfus üstünlüğüne ihtiyaç vardır. Osmanlılar da fethettikleri yerlere hemen doğudan gelen Türkmenleri yerleştirmişlerdir. Bu durum , alınan bölgenin kısa zamanda Türkleşmesini sağlamıştır.

    4. Sayfa
    OSMANLI ORDUSUKARA KUVVETLERİKAPIKULU ASKERLERİPİYADELER-Acemi Ocağı-Yeniçeri Ocağı-Cebeci Ocağı-Topçu Ocağı-Top Arabacılar OcağıSÜVARİLER-Silahtarlar-Sipahiler-Sağ Ulufeciler-Sol Ulufeciler -Sağ Garipler-Sol GariplerEYALET ASKERLERİ-Tımarlı sipahiler-Akıncılar-AzaplarDENİZ KUVVETLERİ

    5. Sayfa
    Osmanlı ordu teşkilatı, Anadolu Selçukluları, İlhanlılar ve Memlüklüler devletlerinin ve Roma İmparatorluğunun askeri teşkilat yapılarından belirli ölçülerde yararlanılarak kurulmuştur.Osmanlı Ordusu'nun Başkomutanlık görevini Padişahlar yapmışlardır.Piyadeleri "yaya”, süvarileri ise "müsellem” şeklinde adlandırılmıştı. Kapıkulu Ocakları’nın kuruluşuna kadar savaşlarda fiili olarak hizmet gördüler.Osmanlı Devletinin temeli atılırken süvari olan beylik kuvvetlerinin yerine vezir Alaâddin Paşa ile Kadı Cendereli Kara Halil'in tavsiyeleriyle Türk gençlerinden oluşan ayrı ayrı biner kişilik yaya ve müsellem isimleriyle muvazzaf iki sınıf piyade ve süvari kuvveti kuruldu.Osmanlı Devleti’nin beylik-devlet siyasetinden imparatorluk siyasetine geçişi imparatorluk içinde bağımsız güç bırakmak istemeyen, merkezi otoriteyi devşirme-kapıkulu-yeniçeri-enderun sistemiyle sağlamlaştırmak isteyen II. Mehmet ile başlamıştır.II. Mehmet Yeniçeri ocağına büyük önem vermiş Çandarlı ailesinden sonra vezir-i azamlığa devşirme-kapıkulu kökenliler getirilmeye başlanmış ve yeniçeri devşirme aristokrasisi Cem ve II. Beyazıt arasında çıkan taht kavgasında belirleyici rol oynayarak tımarlı sipahi-Türk aristokrasisine karşı üstünlük sağlamışlardır. Kanunî Sultan Süleyman'ın ölümü ile, devletin henüz karalarda üstünlüğü, iç denizlerde hakimiyeti ve sosyal düzeni devam etmekte idi. Duraklama Döneminde artık ihtiyaç kalmayan yaya ve müsellemler ve voynuklar gibi bazı eski askeri birlikler kaldırılmıştır. Kapıkullarının sayısı 1610’larda 40.000'e çıkmış, tımarlı sipahi sayısı 20.000'e düşmüştür. Sonuç olarak, tımar sisteminin bozulmasının en olumsuz tarafı, devletin iktisadi yapısına yansımasıdır.Orduda muvazzaf askerlerin yanında savaş ve olağan üstü durumlarda çağırılan ek kuvvetler de bulunuyordu. 1610'da, 203.000 kişilik Osmanlı ordusunun mevcudu aşağıdaki gibidir.KARA KUVVETLERİstyle.visibility

    6. Sayfa
    Kapıkulu AskerleriKapıkulu Ocağı ,Osmanlı Devleti'nin sürekli ordusunu oluşturan ve doğrudan padişaha bağlı olan yaya, atlı ve teknik sınıftan asker ocaklarına verilen addır. Kapıkulu ocaklarının kurulmasından önceki dönemde Osmanlı Devleti'nin askeri gücünü yayalar ve müsellemler oluşturuyordu. Bu birlikler tımarlı sipahiler, akıncılar, azaplar, voynuklar, martoloslar ve cerahorlarla destekleniyordu.I. Murad döneminde (1360-89) örgütsel kuruluşu tamamlanan kapıkulu ocakları, 16. yüzyılda yeniden düzenlendi. Bu yapıda, yaya ve atlı olarak iki ana sınıf vardı. Acemi oğlanları, yeniçeriler, cebeciler, topçular, top arabacıları yay sınıfını, sipahiler, silahdarlar, sağ ulufeciler, sol ulufeciler, sağ garipler, sol garipler de atlı sınıfı oluşturuyordu.Kapıkulu olacak kişinin ailesiyle ve diniyle tüm bağlarını koparması, aynı yeni doğmuş gibi, hükümdardan başka kimseye maddi ya da duygusal herhangi bir bağ hissetmemeleri gerekiyordu. Osmanlı hanedan zihniyeti, Müslümanlara bu mevkilerin kapalı olmasına bahane olarak da, "gerçek bir müslümanın kul olamayacağı" görüşünü ileri sürüyordu.Kapıkulu ocakları, Bektaşiliğin güçlü biçimde örgütlendiği Osmanlı kurumlarındandı ve bu nedenle ocağa Ocağ-ı Bektaşiyan, askerlerine taife-i Bektaşiye, ocak subaylarına sanadid-i Bektaşiyan, yükselme yoluna da ilsile-i Bektaşiyan deniliyordu. Bektaşilikteki alegorik simgeler de aynen kapıkulu ocaklarına alınmıştı ve Bektaşi dervişleri ocak ortalarının üyesi sayılıyordu.style.visibility

    7. Sayfa
    Kapıkulu PiyadeleriOsman Bey döneminde ülke küçüktü ve ordu, aşiret kuvvetlerinden oluşmaktaydı. Belli dönemlerde Nefir-iam adı verilen seferberlik çağrısı yapılarak eli silah tutan aşiret kuvvetleri orduya çağırılırdı. Orhan Gazi döneminde vezir Alâeddin Paşa ile Çandarlı Kara Halil'in önerisi ile Türk gençlerinden oluşan biner kişilik yaya ve müsellem adlarında iki sınıf oluşturuldu. I. Murat'ınilk dönemlerinde bunların sayısı artırıldı. Yaya ve müsellemler savaş zamanında günlük ikişer akçe alır, diğer zamanlarda kendilerine verilen çiftlikleri ekip biçerler ve vergi vermezlerdi. Yaya ve müsellemler XV. yüzyıl ortalarına kadar silahlı hizmette bulunmuşlar, ancak kapıkulu askerlerinin sayısı arttıkça ordunun geri hizmetlerinde nakliye, maden işletmeleri, kale yapımı, tersane gibi işlerde kullanılmışlardır.Bu birlikler tımarlı sipahiler, akıncılar, azaplar, voynuklar, martoloslar ve cerahorlarla destekleniyordu

    8. Sayfa
    Acemi Ocağı : Devşirilen çocukların getirildiği ilk ocaktır. Burada ilk askeri eğitim verilirdi. Acemi Ocağında eğitimlerini tamamlayan devşirmelerin bir kısmı enderuna gönderilirken bir kısmı da diğer Kapıkulu Ocaklarına gönderilirlerdi.Yeniçeri Ocağı : I. Murat zamanında kurulmuş¬tur. Osmanlı ordusunun yaya (Piyade) askerleridir. Komutanlarına Yeniçeri Ağası denilirdi. Yeniçeriler barış zamanında  Divanın koruyuculuğunu ve İstanbul'un güvenliğini sağlarlardı.Cebeci Ocağı : Yeniçerilerin silahlarını yapan, tamir eden ve saklayan ocaktı.Topçu Ocağı : Orduya ait topların yapımı, bakı¬mı ve savaşlarda kullanılması ile görevli ocaktı.Top Arabacılar Ocağı : Topların sefer sırasında taşınmasıyla görevli idi.Lağımcı Ocağı: Kale kuşatmalarında tünel kazarak surların altına patlayıcılar koyan ve patlatan ocaktır.

    9. Sayfa
    Kapıkulu SüvarilerKapıkulu süvârileri; yeniçeriler ve bostancılar arasında hizmet görmüş olanlarla Enderûn ve Enderûn'a eleman yetiştiren Edirne, Galatasaray, İbrâhim Paşa, İskender Paşa sarayları gibi yerlerden içoğlanları ve büyük fedâkarlığı görülen garib yiğitlerden alınan fertlerle vücûda getirilmiş bir sınıftı. Bunlar yeniçeriler ve diğer piyâde sınıfları gibi maaşlıydı. Timarlı sipâhîlerden ayırmak için kendilerine bölük halkı da denirdi. Sonraları yalnız sipâhî demekle kapıkulu süvârisi kastedildi. Kapıkulu süvârî ocağına nefer alınmasına “bölüğe çıkmak” denirdi. Altı bölük olan kapıkulu süvârî ocağına, gerek saraylardan, gerek yeniçeri ocağından geçenlere bir hayvan veya hayvan parasıyla berâber yay ve ok akçesi adıyla bir mikdâr para verilirdi. Murâd-ı Hüdâvendigâr zamânında kurulan kapıkulu süvârîleri; başlangıçta sipâhî ve silahdâr olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Bu iki kısım süvârîden sonra derece derece aşağıya doğru ulûfeciyân-ı yemîn (sağ ulûfeciler) ve ulûfeciyân-ı yesâr (sol ulûfeciler) ve gurebâ-i yemîn (sağ garibler) ve gurebâ-i yesâr (sol garibler) isimleriyle 15. asır ortalarına doğru dört kısım kapıkulu süvârîsi daha kuruldu ve süvârîlerin hepsi altı bölüğe tamamlandı. Kapıkulu süvârisînden her bölüğün ayrı ayrı vazifesi vardı.

    10. Sayfa
    Silahtar:Savaşta padişahın yanında durup padişahı korurlardı.Sipahi :Bunlar hafif süvari birlikleri olup ok-yay kullanıp düşman birliklerini yıpratır. Hafif zırh, kalkan ve kılıçlarıyla süratli olup stratejik kullanıldığı zaman çok yararlı olan birliklerdi.Sağ Ulufeciler:Savaşta ordunun ağırlıklarını ve hazineyi korurlardı. Ayrıca saltanat sancaklarını korurlardı. Sağ Ulufeciler,Osmanlı Devleti askeriyesinin Hassa Ordusu'nun Süvariler kısmında yer alırdı. Sol Ulufeciler: Sol ulûfeciler, seferde pâdişahın sağında yürüyen sipah bölüğünün solunda yürürlerdi. Savaş meydanında ve ordunun konak yerinde ise, pâdişâh sancağının solunda dururlardı. Sol Ulufeciler: Sol ulûfeciler, seferde pâdişahın sağında yürüyen sipah bölüğünün solunda yürürlerdi. Savaş meydanında ve ordunun konak yerinde ise, pâdişâh sancağının solunda dururlardı. Hazîneyi korumak bunların görevleri arasındaydı.Sağ Garipler:Savaşta ordunun ağırlıklarını ve hazineyi korurlardı .Sol Garipler:Savaşta saltanat sancaklarını korurlardı.

    11. Sayfa
    EYALET ASKERLERİOn altıncı yüzyılın ikinci yarısına kadar kapıkulu ocakları ile birlikte Osmanlı ordusunun en büyük ve en önemli kısmını teşkil eden askerî sınıflar. Eyâlet kuvvetleri ilk zamanlarda tımarlı sipâhî, azab ve akıncılardan ibaretti. Zamanla yeni ihtiyaçların ortaya çıkması, bunların da genişlemesine yol açtı. Neticede; yayalar, müsellemler, yörükler, cerahorlar, canbâzlar, akıncılar (serdengeçti, deliler), gönüllüler, beşliler, fârisânlar, martoloslar, voynuklar ve derbendler gibi teşkilâtlara da yer verildi. Osmanlı kara ordusunun ikinci kısmıni meydana getiren, devletin büyümesinde, gelismesinde ve sınırlarıni genisletmesinde önemli derecede rolü bulunan askerî kuvvet, eyalet askerleridir. Osmanlı ordusunun önemli bir kısmını eyalet askerleri oluşturuyordu. Eyalet askerlerinin temelini “Tımarlı Sipahiler” oluşturmaktaydı. Eyalet Askeri Tanzimat'tan önceki dönemde Osmanlı askeri teşkilatında ordunun iki bölümünden birine verilen ad. Diğerine "Kapı kulu" denirdi. Eyalet ve sancaklar gelirlerinin büyük bir bölümünü teşkil eden aşar, ferağ ve intikal harçları tımar, zeamet ve has adı ile vezirler ile diğer devlet büyüklerine bırakılmış ve bunların geliri ölçüsünde sefer zamanında gerektiği kadar asker çıkarmaları kanun ile belirlenmiştir. Bu bakımdan eyalet askerleri, kapıkulu askerinden fazla miktarda idiler. Beylerbeyi ve sancak beyleriyle, ümera, sulh zamanında "daire halkı" adı altında maiyetlerinde bir askeri kuvvet bulundururlardı. Ancak, bazı eyalet ve sancakların öşür ve diğer gelirleri doğrudan doğruya Devlet Hazinesi adına toplanır, memleketin muhafazası için gerekli askerlerin salyanesi de bu gelirden ödenirdi.

    12. Sayfa
    Tımarlı sipahiler:Osmanlı eyâlet kuvvetlerinin en kalabalik ve önemli sınıfıni timarli sipahi denilen atlı birlikler meydana getiriyordu. Devletin büyüyüp gelismesinde baslica rolü oynayan toprakli ve timarli süvari teşkilâti, daha önceki Müslüman Türk devletlerinde de vardi. Osmanlılar, bu sistemi daha da gelistirmislerdi. Bu sayede Osmanlılar, bir taraftan topragin islenmesini saglarken, öbür taraftan devletin atlı ihtiyacini gideriyorlardi. Bu mânâda kendilerine dirlik verilmis olan toprak sahipleri, buna mukabil devletin muhafazasini üzerlerine almislardi. Kurulus döneminden itibaren devam edegelen bu sistem, uzun müddet devam etmisti. Böylece devletin asker ihtiyaci, kendilerine timar vermek suretiyle halk tarafindan karşılaniyordu.Akıncılar:smanlı İmparatorluğu’nun ilk yıllarında görülen ve sınır boylarında gaza amacıyla saldırılar düzenleyen "Gaziler" zamanla akıncılara dönüşmüştür. Savaşta onların ana rolü ön saflarda yer alarak düşmanı demoralize etmek ve bu amaçla gerilla taktiklerini kullanarak düşman birliklerini bozmak veya şok etmekti.Azaplar:Azablar Osmanlı ordusununAnadolu'daki yaya askerlerinin çoğunluğunu oluştururlardı ve yerleşim birimlerinin güvenliğinin sağlanması, kalelerin savunulması gibi görevleri yerine getirirlerdi. Azablar yükseliş döneminde Osmanlı seferlerinin değişmez bir parçasıydı. Meydan savaşlarındaki görevleri ordu merkezinin ön tarafında, yeniçerilerin ilerisinde durmaktı. Hafif donanımlı olan azab askerleri düşman ordusunda Osmanlı merkezinin zayıf olduğu kanısını uyandırır ve bu durum padişahın tuğunun da bulunduğu merkeze doğru bir saldırı başlatılmasına yol açabilirdi. Beklenen bu saldırı gerçekleşirse, azablar düşman birliklerine ok atarak ilerleyiş sırasında kayıp vermelerini ve özellikle düşman süvarisinin saf düzeninin bozulmasını sağlamaya çalışırlardı.

    13. Sayfa
    DENİZ KUVVETLERİ323 yılında Marmara Denizi'ne ulaşan Osmanlı Devleti, 1324 yılında Karesioğulları Beyliği'nin 24 gemiden oluşan yardımını aldı. Bu yardım kuvvetinin başında Karamürsel Bey bulunuyordu. Bu donanma ilk olarak Marmara Denizi'nde güvenliği sağlıyordu. 1327 yılında Karamürsel'de ilk tersane kuruldu ve ilk Osmanlı gemileri inşa edildi.Osmanlı donanması hiyerarşik düzene geçmişti, 1324 ilâ 1390 yılları arasındaki donanma komutanlarına Derya Beyi denmekte idi. 1337 yılında İzmit'in ele geçirilmesinden sonra Marmara Denizi'ndeki Osmanlı hakimiyeti kuvvetlendi, 1353 yılında Rumeli'ye geçiş kolaylaştı.XIV. Yüzyılda, Karamürsel'in yanı sıra Edincik'te, Gelibolu'da ve İzmit'te tersaneler kuruldu. Bunlardan en büyüğü 1401 yılında I. Bayezid tarafından kurulmuş olan Gelibolu tersanesi idi.Kuruluş döneminde Osmanlı donanması, Çanakkale Boğazı'nı elde tutmak ve Marmara'nın güvenliğini sağlamak ile görevlendirilmişti. 1390 yılından itibaren donanma komutanlarına Kaptan-ı Derya (Kaptan Paşa) denmeye başlandı. Bayezid, İstanbul'u kuşattığında donanmadan yararlandı ama Haçlıların gelmesi sebebiyle kuşatmayı kaldırdı. Ankara Muharebesi'nden sonra başlayan Fetret Devri'nde Osmanlı donanmasının durumuna dair bilgi bulunamamaktadır. Fakat bundan sonra tahta çıkan I. Mehmet döneminde, 1416 yılında Venedik ile deniz savaşı yapıldı ve savaşı Osmanlılar kaybetti, barış anlaşması yapıldı.II. Murat döneminde ise, Osmanlı donanması Venedik'e üstünlük sağladı.1430'da Selanik kuşatma altında iken Venedik donanması Çanakkale önlerine geldi, yapılan deniz muharebesini Osmanlı donanması kazandı ve bundan sonra Selanik ele geçirildi.

    14. Sayfa
    KAYNAKÇAhttp://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Donanmas%C4%B1http://www.egitimsitemiz.com/forumoku-34435-7sinif_sosyal_bilgiler_OSMANLI_ORDU_TESKILATI_ORDU_VE_DONANMA_konu_ozeti.htmlhttp://www.sorubak.com/blog/osmanlida-ordu-konu-ozeti.htmlhttp://tr.wikipedia.org/wiki/Azabhttp://www.bizimsahife.org/Kutuphane/Osmanli_Tarihi_Ans/Osmanli_Tarihi_E/198_Eyalet_Askerleri.htmhttp://tr.wikipedia.org/wiki/Eyalet_askerlerihttp://www.sorubak.com/blog/osmanlida-ordu-konu-ozeti.html

    15. Sayfa
    RAPORBu ödevi yapmadan önce , Osmanlı ordusu hakkında hiçbir bilgim yoktu.Bu ödevi yaptıktan sonra, Osmanlı ordusu hakkında bilmem gereken her şeyi öğrendim.Bu ödevi yaparken çok zorlanmadım. Sadece bilmediğim kelimelerde biraz zorlandım.Bu ödevi yapmaktan büyük bir zevk aldım.çünkü; Osmanlı bizim şuan Türkiye olmamızı sağlayan devlet.Onların nasıl savaştıklarını öğrenmek gerçekten güzel bir duygu.

Osmanlılarda ordu teşkilatı Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Osmanlılarda ordu teşkilatı Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin